Anadolu, tarih boyunca onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış, her karış toprağında bir hikaye barındıran devasa bir açık hava müzesidir. Ancak ne yazık ki bu zengin mirasın bazı en değerli parçaları, bugün ait oldukları topraklarda değil, binlerce kilometre uzaktaki müze vitrinlerinde sergileniyor.
yüzyılda Alman mühendis Carl Humann tarafından parçalar halinde Berlin’e taşınan bu devasa yapı, Helenistik dönemin zirvesidir. Bugün Berlin'de adına özel bir müze bulunsa da, asıl evi olan İzmir-Bergama’daki kaidesi hala boş durmaktadır.
Aydın’daki Afrodisias Antik Kenti’nden çıkarılan bu heykel, Roma döneminin sanatsal dehasını yansıtır. Gövdesi Danimarka’da, başı ve bazı parçaları ise Türkiye’de olan bu eser, "parçalanmış mirasın" en somut örneğidir.
Heinrich Schliemann tarafından Çanakkale'den kaçırılan ve "Priamos’un Hazinesi" olarak bilinen altın takılar, önce Almanya’ya, İkinci Dünya Savaşı sonrası ise Rusya’ya götürülmüştür. Anadolu’nun en eski efsanelerinden biri hala gurbettedir.
Muğla, Fethiye (Ksantos) yakınlarından sökülerek götürülen bu muazzam anıt mezar, bugün Londra’nın en çok ziyaret edilen eserlerinden biridir. Likya sanatının bu eşsiz örneği, Ege rüzgarını değil, Londra'nın yağmurlarını selamlıyor.
Tarihi yerinde görmek, o havayı solumak sadece bir gezi değil, bir saygı duruşudur. GNR Turizm ile gerçekleştireceğiniz kültür turlarında, bu eserlerin çıkarıldığı boşluklara bakarken bile o kadim medeniyetlerin gücünü hissedeceksiniz.
Not: Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eserlerin iadesi için yıllardır titiz bir hukuk mücadelesi yürütmektedir. Birçok eser (Yorgun Herakles, Elmalı Sikkeleri gibi) yuvasına dönmeyi başarmıştır.
Size özel planlama için WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçin, size uygun gezi planınızı oluşturalım.